Sana çoğu kez yazı yazdım.Kendimi anlatmaya çalıştım.Bunda ne derece başarılı oldum bilmiyorum ama en azından denedim.Senin yapamadığını yaptım yani. Aslında senden bunu beklemeye hakkım yok biliyorum ama insanda herşeye rağmen bir umut oluyor.Engelleyemiyorsun.Zaten umut etmek iyidir.Engellememek lazım... Sana çoğu kez kendimi anlatmaya çalıştım ama olmadı.Ulaşamadımki sana...Artık yoruldum.Sana kendimi göstermeye çalışmak,kendimi anlatmak artık zor oluyor. O yüzden bu sana son seslenişim olsun istiyorum.Aslında sana seslenmeden duramam ama denemeyede kararlıyım. Artık soru sormuyorum.Kalbime nasıl girdiğini bilmiyorum mesela.Ve ben bunun için bir kez sormadım nasıl oldu diye.Şimdi ne gerek varki başka sorulara.Hem cevapsız kalıcaksa... Bu sana son seslenişim olduğu için bir şeyleri anlatmak istiyorum.Son kez yazıyorum bir ihtimal duyarsın diye. Sonu olmayan cümleleri seninle ilgili olduğu zaman kurdum ben.Cesaret edemedim sonunu getirmeye. Ve ilk kez biri için sabahlara kadar ağladım.İmkansızlığa lanet okuyarak belkide. İmkansız yoktur derim ben aslında ama imkansızın varlığını öğrendim seninle. Birini her an düşünmek...Saçmaydı eskiden.Belkide hala saçma.Sırf o yüzden her an saçmalıyorum ben. Ya da her an düşünmek birini ne kadar sevdiğinin göstergesi.Çok seviyorum ben. Bir mum ışığım oldu zamanla.Eskiden sevmezdim mum ışığını seninle sevdim.Neler anlattım ona bilemezsin.Basit bir mum ışığı diye geçemiyorum artık.Benim aydınlığım o artık. Sonraa... Oda bana kalsın...Seninle ilgili pek çok şey var ama bana kalsın.Sonuçta ben gideceğim uzatmanın bir anlamı yok yani. Artık sana seslenmiyeceğim.Artık kendimi anlatmaya çalışmayacağım.İnan bunun için çabalıyacağım. Hani dedim ya son kez yazıyorum bir ihtimal duyarsın diye. Bir ihtimal duyarsın diye sesleniyorum sevdiğim... SENİ SEVİYORUM...