Tarihin En Uzun Savaşlarından Biri Olan SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ By yasin054 Mustafa Kemal Başkomutan olduktan sonra milleti bütün gücüyle savaşa sokabilmek için Tekalifi Milliye emirleri yayımladı. Halkın elindeki yiyecek ve giyecek maddeleri ile yatak-yorgan, kap-kacak, taşıt araçları, binek hayvanları, at, mıh, eğer takımları ve benzeri gibi savaş için gerekli her türlü malzemenin belli bir kısmının ordu emrine verilesini öngören bu emirleri uygulamak için de Tekalıfı Milliye komisyonları kuruldu. Başkomutanlık karargahı Polatlı dolaylarında Alagöz köyünde kurulmuştu. Mustafa Kemal Paşa, Kütahya ve Eskişehir savaşlarından sonra bir süre duraklamış olan Yunan ordusunun kesin sonuç almak arzusu ile pek yakında harekete geçeceğine inanıyordu. Gerçekten Yunan ordularının başkomutanlığını üzerine alarak alarak İzmir' e gelmiş olan Kral Konstantin' in başkanlığında Kütahya' da toplanan bir yüksek Şura ileri harekete devam ederek Türk ordusunu yok etme kararına varmıştı. Kral Konstantin ordularına yayımladığı günlük emirde hedef olarak Ankara' yı gösteriyordu (15 Austoa 1921). Türk başkomutanlığı Yunan kuvvetlerinin cephemizle ilişkiye girdikten sonra sol kanat üzerinden çevirme hareketine girişeceğini tahmin ederek ona göre tertibat almıştı. Yunan ordusu 23 Ağustos' ta Türk savunma hatlarına şiddetli saldırıya başladı. Sakarya Meydan Savaşı başlamıştı. 22 gün ve 21 gece aralıksız devam eden bu savaşta Mustafa Kemal Ünlü ^^hattı müdafa yoktur sathı müdafa vardır^^ emrini vermişti. 23 Ağustos - 13 Eylül' de Yunanlıların gücünün iyice azaldığını gören Mustafa Kemal Paşa sıkı gece yürüyüşleriyle sağ kanatta topladığı birlikleriyle karşı saldırıya geçti. O ana kadar savunma durumunda olan Türk kuvvetleri bütün cephede saldırıya başladılar. 13 Eylül'de Sakaryanın doğusunda Yunan askeri kalmamıştı. TÜRK VE YUNAN KUVVETLERİNİN SİLAH VE PERSONEL MEVCUDU: Türk Kuvvetleri: Subay, er ve erbaşları ile birlikte toplam 60 bin kişi ile 56 bin tüfek, 345 Makineli Tüfek, 161 adet hafif top, 39 adet ağır top ve 2 adet uçak. Yunan Kuvvetleri: 3780 Subay, 120 bin er, 57 bin tüfek, 2768 Makineli Tüfek, 1350 kılıç, 386 Top, 3800 hayvan, 600 adet 3 tonluk kamyon, 240 adet 1 tonluk kamyon ve 18 adet uçak. İKİ TARAFIN KUVVET ORANLARI VE KARŞILAŞTIRILMASI Yunanlılar personel ve silah bakımından Türkler'den çok üstün durumda idiler. Aynı zamanda cephane durumları da çok iyi idi. Yunanlılarda, tüfek başına 900, Makineli Tüfek başına 25 bin mermi düşüyordu. Ve bol miktarda yedek mermi gelme ihtimali kuvvetli idi. 65.mmlik topun herbirine 1700 mermi, 75 mm.lik 48 topun herbirine ise 1350 mermi düşüyordu. Sahra toplarından 75 mm.lik 104 topun herbirine 2200 mermi, 120 mm.lik 36 topun herbirine 750 mermi, 5 inçlik 12 Obüs topunun herbirine 360 mermi, 105 mm.lik 6 skoda topunun herbirine 1400 mermi düşmekteydi. Türk kuvvetleri, insan mevcudu ve malzeme bakımından Yunan kuvvetlerinin yansı kadar bile değildi. TAARRUZ PLANLARI : İngiliz Kaynaklarına göre, Yunan taarruz planının hedefleri şöyle idi: Birinci hedefi, Türk ordularını savaşı kabule zorlayıp imha etmek, ikinci hedefi Kemalistlerin Başkenti Ankara'yı imha etmekti. Düşmanın bu taarruz ve düşüncelerine karşı Türk kuvvetlerince düşünülen savunma planı ise genel olarak şöyle idi. : Sakarya nehrinin doğu kesimini savunmak maksadı ile işgal ve tahkim etmek, düşmanın mevzii kuşatma ihtimaline karşı derinlikte kademeli olarak kuvvetli ihtiyatlar bulundurmaktı. Bu plana göre: 1- Eğer düşman güney kanadımızı kuşatmak üzere taarruz ederse, mevziin güney kanadını, 2- Şayet kuzey kanadı kuşatmaya teşebbüs ederse o takdirde kuzey kanadım, derinlikteki ihtiyatlarla uzatmak sureti île savunmayı temin etmek ve kesin sonuçlu, muharebeleri kanatlarda vermekti. Mustafa Kemalin en büyük avantajı mevziilendiği yerdi, iki kıyışı kapalı Sakarya'nın doğu kıyısında düşmanım bekliyordu. Ardından da kendisine yedek kuvvet ve ikmal sağlayacak Ankara Demiryolu vardı. 17nci Tümen ile bir süvari alayı kuvvetindeki gruba Albay Kazım Bey (Org.Kazım ÖZALP) kumanda ediyordu. Albay İZZETTİN BEY (Org.İZZETTİN ÇALIŞLAR) Kumandasındaki birinci ve 41 nci piyade tümenleri ile 1 nci Süvari Tümeninden kurulu Grup Mihallıççık ve Karageyikli bölgesinde mevziilenmişti. 5 nci ve 9 ncu tümenlerin teşkil ettiği 2 nci grup Albay SELAHATTİN ADİL BEY Kumandasındaydı. Albay ARİF BEY'in Kumandasında 3 ncü Kafkas, 11 ve 51 nci Tümenlerden ibaret 3 ncü bir grup Sakarya-Çobanözü ve Beyliköprü doğrultusunda bulunuyordu. 5 nci Kafkas, 57 ve 51 nci tümenlerden müteşekkil 4. ncü grup, Kemalettin Sami Bey Kumandasında Polatlı güneyi civarında idi. Sincan Bey Mıntıkasında 4 ncü ve 23 ncü tümenlerden meydana gelen ihtiyat grubu YUSUF İZZET PAŞA Kumandasında idi. Albay FAHRETTİN BEY, (Org. FAHRETTİN ALTAY) 2 nci ve 14 ncü Süvari Tümenleri ile 4 ncü Süvari Tugayının teşkil ettiği, 5 nci gruba kumanda ediyordu. Ayrıca, müstakil olarak 6 nci ve 15 nci piyade tümenleri ile 5 ncü süvari ve mürettep piyade tümenleri bulunmakta idi. Kuvvetlerimizin toplamı 18 piyade ve 4 süvari tümeni ile tugayından ibaretti. Bunlardan 6 nci tümen DİNAR'da, Mürettep Tümen ise AFYON Doğrultusunda bulunuyordu. SAVAŞIN BAŞLADIĞI 23 AĞUSTOS 1921 TARİHİNDEN 13 EYLÜL 1921 TARİHİNE KADAR OLAN SAVAŞLARIN SAFHALARI : 23 AĞUSTOS 1921 : 23 Ağustos 1921 sabahı, düşman taarruzu başlamış. Mangal Dağı bölgesinde, cereyan eden çetin muharebeler sonunda Mangal Dağım savunan birliklerimiz, geri çekilmek mecburiyetinde kalmış, diğer kesimlerde önemli bir hareket olmamış, düşman hareket ve faaliyetlerinde, düşmanın 7 tümeni ile mevziin güney kesiminde bulunduğu, iki tümeni ile de Sakarya Kolu boyunda olduğu tesbit edilmiştir. 24 AĞUSTOS 1921 : 24 Ağustos 1921 günü zayıf örtme kuvvetleri karşısında karanlıktan faydalanan düşmanın bir alay kadar kuvveti BEYLİKÖPRÜ kesiminden doğuya geçmiş, aldığı takviyelerle, TOZLU ÇİFTLİĞİ - ÇEKİRDEKSİZ - YASSIHÖYÜK Hattına kadar bir köprü başı elde etmeye muvaffak olmuşlar ve düşman taarruzu birliklerimiz tarafından, durdurulmuştur. Bu arada Güney kanatta şiddetli muharebeler devam etmektedir. 25 AĞUSTOS 1921 : Cephenin güney kanadında kanlı muharebeler olmuştur. Bilhassa TÜRBETEPE, civarında çok şiddetli muharebeler cereyan etmiş, 24 Ağustos 1921 gecesi düşmanın baskınla başladığı taarruz, 25 Ağustos 1921 akşamına kadar devam etmiş ve Türk süngüsünün Zaferi ile neticelenmiştir. 26 AĞUSTOS 1921 : Düşmanın baskınla başladığı taarruz neticesinde saat 10.00'da düşman TÜRBETEPE'yi elde etmiştir. Öğleden sonra, düşmanın yaptığı taarruz heryerde, geri püskürtülmüştür. 27 AĞUSTOS 1921 : Mürettep Kol Ordu ve 4 ncü grup cephesinde mühim hareket yoktur. 2 nci ve 3 ncü grup cephesinde düşman evvelce hazırlanan hatta çekilmiştir. Birinci, grup cephesinde düşmanın kanadımızı kuşatmak için yapmış olduğu hareketten bir netice alamamıştır. 28 AĞUSTOS 1921 : 4 ncü grup bölgesinde Muharebeler cereyan etmiş, Mürettep Kol Ordu cephesindeki taarruz durmuştur. Yunanlılar bütün kuvvetlerini cepheye sürmek sureti ile, kesin sonuçlu bir muharebeye girişmişlerdir. Güney kanattan yapmak istedikleri kuşatma teşebbüsleri, Polatlı bölgesinde bulunan 7 nci grup evvela Haymana, bilahare Sağ kanat bölgesine alınmak sureti ile önlenmiştir. 29 AĞUSTOS 1921 : Bugün geç vakte kadar devam eden muharebeler neticesinde; 4 ncü grubumuzun sol kanadım, II nci ve III ncü gruplarımızın bütün cepheleri ile, I nci ve VII nci grupların da kısmen geri çekilmeleri ile cephenin genel durumunda dikkate değer bir değişiklik vücuda gelmesi ve bilhassa Haymana stikametinde yarılması tehlikesinin baş göstermesi üzerine, cephe Komutanlığı bir taraftan bütün kuvveti ile, cepheyi tesbite çalışırken, bir taraftan da kötü ihtimalleri gözönüne alarak gerilerde yeni mevziiler keşfettirmekte ve icap eden bütün tedbirleri almakta idi. 30 AĞUSTOS 1921 : 30 Ağustos günü öğleden sonra SAPANCA vadisi boyunca ÇALDAĞ istikametinde düşman taarruzu başlamıştır. 31 AĞUSTOS 1921 : 31 Ağustos 1921'deki hareket ve muharebeler, neticesinde KARTAL TEPE VE KARATEPE, düşman tarafından zaptedilmiş, buradaki birlikler daha doğuya çekilmişlerdir. IV ncü grupta kanlı muharebeler cereyan etmiş, V nci ve 61 nci tümenlerimizin kahramanca savunmaları sonucunda grup mevziilerini tutmağa muvaffak olmuştur. Düşmanın, HAYMANA ve ÇALDAĞ istikametlerinde yaptığı taarruzlar sonunda kuvvetlerimiz ÇEKİRDEKSİZ - ESKİPOLATLI - ŞIHALİ - AHIRKUYUSU - HAYMANA hattına kadar çekildiler. 1-5 EYLÜL 1921 : Düşman mürettep kol ordu güney kanadı ile IV ncü grupun bütün cephesine taarruz etmiş. Yarma teşebbüsleri, devam edip, diğer gruplar bölgelerinde kayda değer, hareket olmamıştır. . . . . . 6 EYLÜL 1921 : Gruplar cephesinde mühim ve ciddi bir hareket olmamış, iki haftadan beri devam eden çetin muharebeler yüzünden çok fazla zayiat vermiş olan Düşman taarruzu durmuştur. 7 EYLÜL 1921 : Düşman hakkında kara ve hava keşifleri yapılmıştır. Genel Kurmay Başkanlığından, Düşmanın Sakarya batışım geçişine mani olmak için biran evvel BEŞTEPE-KARTALTEPE hattının elde edilmesi Batı Cephesi Kumandanlığı'na emredilmiştir. 8 EYLÜL 1921 : Cephe Kumandanlığınca 8 Eylül akşamı gruplara gereken emirler verilmiştir. Bu emre göre: 15 nci Tümen KARGALI'YA, 23 ncü Tümen BEYCEĞİZ'E, 57 nci Tümen KERİM'E hareket etmiştir. 9 EYLÜL 1921 : 9 Eylül günü akşamı düşman kuvvetlerinin bazı cephelerden çekilerek TÜRBEÇAL-DİKİLİTAŞ-KARAPINAR Bölgesinde toplandığı öğrenilince 10 Eylül'de yapılacak taarruzun genel karşı taarruz şeklinde yapılmasına karar verildi. 10 EYLÜL 1921 : 10 Eylül Sabahı bütün cephede taarruz başladı. Mürettep Kol Ordu ilk olarak DUATEPE'yi zapt etti. 57. Tümenin Taarruzlarının inkişaf edememesi ve l nci Süvari tümeninin Sakarya batısına geçip düşmanı tesbit etmesi gerekirken bir tabur kuvvetindeki düşman karşısında hareketsiz kalması yüzünden KARTALTEPE ve BEŞTEPE alınamadığı için istenilen maksat elde edilememiştir. V nci ve 61 nci Tümenlerin taarruzları da bir netice vermemiştir. Yunan Kolordusu, 10/11 Eylül gecesi acele olarak Batıya çekilmiştir. 11 EYLÜL 1921 : Bugünkü hareket ve muharebeler Münferit emirler verilmek sureti ile idare edilmiştir.Cephe Kumandanı düşmanın çekilmekte olduğunu, anlayınca, grubun saat 16.00'da taarruza geçmesini emretmiştir. Fakat Mürettep Kol Ordu Bölgesindeki durum dolayısıyla taarruzdan vazgeçildi. 12 EYLÜL 1921 : Düşmanın bütün cephede kafi olarak çekilmeye başlamasının anlaşılması üzerine derhal taarruza geçildi. Taarruz kolay ve çabuk gelişti. 13 EYLÜL 1921 : Çekilen düşmanı hezimete uğratmak için bütün cephemiz boyunca taarruza geçildi. Düşman mağlup ve perişan bir vaziyette kendisini SAKARYA nehri batısına atmakla kurtulabildi. Batı Cephesi Komutanlığı, Başkumandanlıktan,Düşmanın takibi emrini aldı, Perişan bir durumda olan düşmanın takibi devam ederken 14/15 Eylül gecesi KOZAN Mebusu FEVZİ PAŞA ile. Batı Cephesi Kumandanı ve Edirne Mebusu İSMET PAŞA Müşterek olarak Büyük Millet Meclisi Reisliğine şu telgrafı çekmişlerdir. "Bizzat Muharebe meydanındaki tedbiri ile muvaffakiyetin amil ve müessiri olmuş olan Baş Kumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine MÜŞİRLİK Rütbesi ve Gazilik Ünvanının tevdiini teklif ve istirham ederiz, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Bu teveccühünün Milletimiz tarafından doğrudan doğruya bütün orduya müteveccih bir eseri takdir ve taltif olacağı kanaatinde bulunduğumuzu arz ederiz." 14 Eylül "de kabul edilen bir Kanunla Baş Kumandan Mustafa Kemal Paşa ya MÜŞİRLİK Rütbesi ve Gazilik Unvanı verildi. 22 gün süre ile gece gündüz devam eden ve tarihin en uzun savaşlarından olan SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ, Yeni Türk Devletinin tarihine Dünya tarihinde pek az rastlanan büyük bir meydan muharebesi örneği kaydetmiştir. 23 Ağustos 1921'de Düşman ordusunun cephemize doğru ilerleyerek taarruza geçmesi neticesinde Savunma hatlarımız kısım kısım kırılıyordu. Fakat Kırılan her kısmın yerine en yakın bir yerde hemen yeni bir savunma hattı kuruluyordu. Savunma hattına çok ümit bağlamak ve onun kırılması ile, ordunun büyüklüğü ölçüsünde çok gerilere çekilmek gerektiği teorisini çürütmek için memleket savunmasının başka türlü ifade etmeyi yararlı ve etkili bulan Başkumandan Mustafa Kemal Paşa, 26 Ağustos 1921 günü Türk Ordusuna şu direktifini veriyordu. "HATT-I MÜDAFAA YOKTUR. SATHI MÜDAFAA VARDIR. O SATIH BÜTÜN VATANDIR. VATAN'IN HER KARIŞ TOPRAĞI, VATANDAŞIN KANİYLE ISLANMADIKÇA TERK OLUNAMAZ. ONUN İÇİN KÜÇÜK, BÜYÜK HER BİRLİK BULUNDUĞU MEVZİDEN ATILABİLİR. FAKAT KÜÇÜK, BÜYÜK HER BİRLİK , İLK DURABİLDİĞİ NOKTADA YENİDEN DÜŞMANA CEPHE KURUP DEVAM EDER. YANINDAKİ BİRLİĞİN MECBUR OLDUĞUNU GÖREN BİRLİKLER ONA TABİ OLAMAZ. BULUNDUĞU MEVZİDE SONUNA KADAR DAYANMAYA VE KARŞI KOYMAYA MECBURDUR." İşte Ordumuzun her ferdi bu sistem içinde her adımda en büyük fedakarlığım göstererek, ve düşmanın üstün kuvvetlerim' yıpratıp yok ederek, sonunda onu taarruzuna devam, güç ve kudretinden yoksun bir duruma getirdi. Duatepe' nin alınışı, Viyana'dan bu yana asırlardır devam eden geri çekilmenin sona erdiği tarihi dönemeçtir. İşgalcilerin İzmir'de denize dökülmesi ile sonuçlanan o kutlu sürecin başlangıcıdır Duatepe, Türk Milli Mücadelesinin dönüm noktası sayılan Sakarya Meydan Savaşı’nın son savunma hattı üzerinde bulunmaktadır. Sakarya Meydan Savaşı sırasında işgalcilerden ilk geri alınan tepedir. Halide Edip Adıvar Kurtuluş Savaşı anılarını kapsayan "Türkün Ateşle İmtihanı" adlı eserinde, Sakarya Meydan Savaşı sırasında Duatepe'nin alınışını şöyle anlatır: "Mustafa Kemal Paşa'nın muharebeyi idare ettiği siperlere girdiğimde; Gelin Hanımefendi, harbediyoruz, Dua Tepe'ye hücum ediyoruz, dedi. Biraz sonra Duatepe alınmıştı. Üstünde bir tek Türk askerinin, Güneşin altında, elinde bayrakla ayakta durduğunu gördüm. İşte o an, Türk'ün makus talihinin artık değiştiğini hissettim.." KARŞILAŞTIRMA _____________TÜRK______________Yunan Toplam Asker :60.000_____________123.780 Toplam Tüfek :56.345_____________59.768 Kılıç..............:__0________________1.350 Top..............:200________________4.186 Kamyon.........:__0________________840 Uçak.............:__2________________18
En son düzenleme: 05-08-2008 13:21:41 PM insitiable_54.