[/color]İSTANBUL - “Ağaç silkelense yıldızlar dökülür. Yere topukla vurun, dünyanın sizden uzaklaştığını görürsünüz”. (Melih Cevdet Anday) Sarkis’in, farklı devirlerde yaşamış iki dâhi mimarın, Mimar Sinan ve Louis Kahn’ın adlarını tek bir imzada birleştirdiği yerleştirmesi Doxa 5’in kapağına taşınmış. Flâneur bölümü Lucien Pelen’in doğada ‘küçük’ bir gezinti niteliğindeki atlayışıyla açılıyor. Büyük usta Melih Cevdet’in “Sözler ve İşler” başlıklı düzyazı şiiri ve Pascal Quignard’ın Spinoza metni, insan ve onun mekânı dünyayı yoklayan iki eşsiz çıkma olarak yine bu bölümde yer alıyorlar. Tasarım bölümünde Kurt Schwitters tipografinin t’si üzerine kıdemli bir dadacı olarak söz alıyor ve şöyle diyor: “sade güzel ve serttir”. Söyleşi konuğu Baykan Günay; Cumhuriyet dönemindeki şehirleşme programları üzerine kapsamlı bir dökümü gözler önüne seren ODTÜ’lü akademisyen, kent kültürü iinşa etmek için mutlaka çok katılımlı bir süreç başlatmak gerektiğini vurguluyor. Ev bölümünde Enis Batur, Postacı Cheval’in taş taş üstüne koyarak tek başına inşa ettiği ‘saray’ını yazmış. Gordon Matta-Clark’ın delme-kesme-biçme serüveni, Louis Kahn’ın Dakka üzerine söyledikleri, Mimar Sinan’ın Zal Mahmud Paşa Camii, Japon kültüründe zaman-mekân eşliği Mekân bölümünde ele alınan başlıklar. Kemal Aran yine serinkanlı bir akıl yürütmeyle sanatçıya, ‘artist’e güncelliğin içinden çekip aldığı çarpıcı örnekler üzerinden yaklaşıyor. Architext’in ilk konuğu unutulmuş bir erken-sitüasyonist Ivan Chtcheglov; Guy Debord’un 50’li yıllarda fikir yoldaşı olmuş ve birçok Sitüasyonist kavramın hazırlayıcısı sayılan bu öncü düşünür, şehirde sıkıldığını 1953 yılından kalma ironik bir çığlıkla haykırıyor. Halil Turhanlı, Güney Afrika’da gelişen alternatif siyaset yapma biçimlerini incelediği yazısında, Alain Badiou’nun ‘olaya sadakat’ kavramını tartışmaya açıyor. Elie During için Marcel Duchamp bir bilim-kurgu prodüktörü; 4. boyutun Duchamp’ın eserlerinde nasıl ele alındığını ‘kurcalayan’ yazar, tespitlerini bilim-kurgu külliyatından seçtiği örnekler üzerinden tartışarak sınıyor. Umut Şumnu, mekân üzerine düşünmek yalnızca mimarın işi değildir, olmamalıdır, çıkış noktalı bir yazısıyla yer alıyor bu sayıda, felsefe-mimarlık ilişkilerini eksenine alan metin, okuma sürdükçe inşaatın devam edeceğini savunuyor. Norgunk Yayıncılık Bilgi için: 0212 351 48 38 / doxa@norgunk.com