Bilim adamları araştırmalarına kaynak oluşturmak için bir denemede bulunmuşlar… Dev bir akvaryum yapmışlar ve bu akvaryumu tam ortadan kalın bir camla ikiye bölmüşler… Bir tarafına en saldırgan cinsinden köpekbalığı, diğer tarafına da fok balığını koymuşlar… Köpekbalığı, fok balığını görünce büyük bir iştahla ona doğru hızla yüzerek yemek için hamle yapmış ve aynı hızla kafasını aradaki cam bölmeye çarpmış. Böyle birkaç başarısız deneme daha yapmış ve hep kafası cama çarpıp canı yanmış. Bakmış ki olmuyor ve her defasında canı yanıp yaralanıyor. Birkaç gün süren başarısız denemelerinin ardından fok balığına saldırmaktan vazgeçmiş… Bir müddet sonra bırakın saldırmayı, fok balığının bulunduğu bölgeye doğru olan yüzmelerine bile son vermiş… Bilim adamları aradan geçen iki haftanın sonunda aradaki cam bölmeyi tamamen kaldırmışlar… Bakmışlar ki köpekbalığı, engel kalktığı halde fok balığına saldırmıyor. Eskiden olduğu gibi cam bölmenin olduğu yer kadar geliyor ve daha ileri gitmeden geri dönüyor. Çünkü yapmış olduğu sayısız deneme ile o fok’a ulaşamayacağını ve bunun kendine zarar verdiği yönünde şartlanmış ve umutlarını yitirmiş. Yani sınırlarını öğrenmiş ve bir daha o sınırı aşmamış. Yukarıdaki öykünün insanlarla bağlantısına gelince, aslında biz insanlarda tıpkı o köpekbalığı gibiyiz. Bir şeyleri elde etmeye karar verir, hatta çok arzularız. İştahımız kabarır ve bu arzu ettiğimiz şeyi elde etmek, yapmak yada başarmak için bütün olanaklarımızı seferber eder, tüm güçümüzle saldırırız. İlk denememizde başarısız olabiliriz, belki iki, üç, hatta dördüncü denemelerimizde başarısızlıklasonuçlanabilir. Hemen herkesin başından geçmiş böyle bir öyküsü vardır. Ve belli bir aşamadan sonra yılgınlık gelir. Umutlarımızı yitirir, başarısız denemelerimize son veririz. Sonrasında ise kafamızda şöyle bir imge oluşur. Ben iyi konuşamam, ben iyi yüzemem, ben onu elde edemem, ben o oyunu iyi oynayamam, ben o sanatı icra edemem, bende bu işi başaracak yetenek yok yada ben bu işi yapamam vb. gibi daha bir çok şeyler. Ama bir gün o çok arzuladığımız şeye ulaşacak güç ve olanağa sahip olduğumuz halde, engeller ortadan kalmış olsa bile, sadece umutlarımızı yitirip hayal kırıklığına uğradığımız için herhangi bir girişimde bulunmaz, elde etmek yada başarmak için hamle yapmayız. Yani kendimize sınırlar çizeriz. Tıpkı o köpekbalığı gibi… Şimdi buradan sesleniyorum sizlere.. Hayatınızı değiştirmeye ne dersiniz? Kendinize koyduğunuz sınırları kaldırın ve daha önce deneyip de elde edemediğiniz yada başarısız olduğunuz ne varsa yeniden deneyin. Çünkü hiç bir şey için geç değildir. Ve belki de aradaki cam bölme çoktan kalkmış fok balığı sizi bekliyordur…
G ε R ¢ ε K m i Ч D i t u t u ŋ M α Ч α ¢ α L ι $ t ι k L α r ι M .. ?? Bu Yürek iLk Defa BugüN KıRıLmıyoR ...! Ben Unuttum DeSémDe YeriN HaLa DoLmuYoR..! $arKıLarın Günahı Yok AcıTan SénsiN içimi HanGimiz isTédi SöyLe Bu AdaLetSiz Séçimi ? ? ≈♥≈≈♥≈≈♥≈≈♥≈≈♥≈≈♥≈≈♥≈ * * AdaLétSiz SeçiM * * !
:) harikaydı keşke insanlar burda yazılanları kolay bir şekilde uygulayabilse önemli olan engel kalktıktan sonra fok balıgına yaklaşmaya calısmak. işte sorun burda başlıyor kaçımız da bu cesaret war ?
Cevap Sanırım hiçbirimiz !
Haklısınız Çok Çabuk Pes Ediyoruz Biraz SAbırlı Ve İnatçı Olsak
Keşke Sadece inatçı olmakta bazı şeylere yetebilse..Ama yetmıyor işte !
Saol ben fok Balığı sevmem Daha etli butlu bişiler varsa ızgaralık denerim şansımı Tamam ulan Seko napalım lan... Ben yapacam dediğim şeyi yaptım şimdiye kadar ama illaki vardır heralde