X



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Hedefteki Müslüman Halklar ve İslam- Barbaros Ulutaş
Konudaki Cevap Sayısı
1
Konuyu Açan Kişi
ygy
Görüntülenme Sayısı
20





Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
Hedefteki Müslüman Halklar ve İslam- Barbaros Ulutaş
Yazar Mesaj
ygy
Özledimmm..
* Üye

Üye No: 13647
Katılım: Jan 2007
Yer:
Mesajlar: 2,164
Grup: Üye
Durum Çevrimdışı

Rep Ver :
Rep Puanı : 24
Ruh Hali
keyifli

MSN araciligi ile mesaj yolla Yahoo araciligi ile mesaj yolla ICQ araciligi ile mesaj yolla AIM araciligi ile mesaj yolla




Mesaj: #1
Biggrin  Hedefteki Müslüman Halklar ve İslam- Barbaros Ulutaş

"Çift kutuplu dünya", 1989'da yerini ABD egemenliğine ve tek kutba bıraktığında Fukuyama'nın "Tarihin Sonu mu?" makalesi, ardından Huntington'ın "Medeniyetler Çatışması" tezi ile birlikte artık emperyalizm de alışılagelenden başka bir biçimde ortaya çıkacağını, önündeki engelleri temizlenmiş gördüğünü ilan etmiş oluyordu. Üçte biri "reel sosyalist" denen cepheyi oluşturan dünya, özellikle Asya kıtasındaki pek çok yeni - bakir ulus devlet ile birlikte ABD sömürgeciliğine karşı adeta "savunmasız" gibi görünürken, İkinci Paylaşım Savaşı'nın savaş ekonomisiyle güçlenmiş ve "demir perde" yıkılana kadar savaş ekonomisiyle kendisini ayakta tutmuş ABD, bir yandan bu bakir coğrafyaya uzanmak, bir yandan da küresel çapta savaş ekonomisinin devamını sağlamak niyetindeydi. Fukuyama ve Huntington'ın tezleri de bu niyetin iki ayrı uzantısını sağlama almaktaydı.

1- "Artık ideolojilerin sonu gelmiştir. Liberal ekonomik düzen kesin surette zafer kazanmıştır ve tüm alternatifleri tarihin tozlu sayfalarına gömülmüştür."

2- "Sosyalizm bir gerçeklik olarak ortadan kalktığına göre artık kapitalizm - sosyalizm çatışması yoktur. Bundan sonra çatışmalar kültürler arasında yaşanacaktır."

Hemen bu tarihsel noktanın ardından CIA eğitimli Usame Bin Ladin adlı bir "hayalet", Arap topraklarında kazanılmış dolarlarla kurduğu örgütü aracılığıyla kritik noktalardaki batılı ülke ve özellikle ABD elçiliklerine saldırılar düzenlemeye, meydan okumalara başladı. Gerek Güney Amerika'da gerekse Ortadoğu'da her zaman diktatörleri desteklemiş olan, işkence çabalarına lojistik destek sağlamış olan ABD, 2001'deki Dünya Ticaret Merkezi saldırısına kadar (1993 yılındaki bir DTM saldırısı da dâhil olmak üzere) çok da fazla açığa çıkmayan ve nispeten "münferit" algılanan bu saldırıları "Kötü Müslümanlar" - Üstün Batı Medeniyeti çatışması olarak lanse etmeye hazırdı. ABD'nin doğrudan hedefi Müslümanlar değil, "şer ekseni"ni oluşturan "terörist" devletlerdi. Ne de olsa ABD zamanında zavallı Kuveyt'i de Irak şerrinden korumuş, kurtarmıştı.

Bu kısa yazıda değinemeyeceğimiz kadar çok ayrıntı barındıran bu sürecin ardından ABD önce Afganistan'da, sonra Irak'ta, önceden desteklediği, kurulmasına yardımcı olduğu yönetimleri alaşağı etmek üzere operasyonlar düzenledi. Özellikle Irak'ta İngiltere'yi de yedeğine alıp tam bir işgal politikası ile yüz binlerce kişiyi öldürdü. Bütün hedefin enerji kaynaklarına erişmek ve hatta üzerine kurulmak olduğu tüm şüphelerden uzak olduğu halde batılı halkları manipüle ederek kandırmayı ve her ne kadar yaygın bir tepki varsa da, oradaki işgali sürdürmesine olanak sağlayacak kadar destek sağlamayı başardı. Bu desteğin arkasında da İslam coğrafyasını bir bütün olarak "terörist" gibi gösterme, öyle algılanmasını sağlama amacı güden manipülasyonlar vardı şüphesiz. Batı, İslam coğrafyasını kendisine düşman olarak gördükçe tepkisi yükselecek, bu tepkilerin gelip çarptığı İslam coğrafyası da kendisini gitgide daha da batı karşıtı bir cepheye yerleştirecek, bütün bu olan biten arasında ABD ve yedeğindeki İngiltere'nin Irak işgali, Suriye ve İran'ı tehdidi "meşru" çerçeveye oturacaktı. İslam teröristti, antidemokratikti, baskıcıydı, kadın haklarının karşısındaydı, katildi vs.

Oysa Yusuf Küpeli'nin çok incelikli araştırmalarla ortaya çıkardığı belli olan "Hedefteki Müslüman Halklar ve İslam" adlı kitabında, "Ehl-i Kitap" kültürlerin aslında önceki dönemde nasıl da birbirine benzediği, köklerindeki ortaklıklar, ortaya çıktıkları zamanki iddialarıyla bugün suistimal edilen halleri arasındaki büyük değişimler üzerine çok isabetli tespitler yapılmış.

Yusuf Küpeli'nin böylesi bir konuyu, bu denli gerekli olduğu bir dönemde işlemesi, emek vermesi kesinlikle teşekkür edilmesi gereken bir çaba. Nitekim bu coğrafyanın son derece etkili öğelerinden olan İslam dini, Türkiye solundan hak ettiği düzeydeki ilgiyi asla bulamamış, bir araştırma konusu olarak bir iki isim dışında pek fazla sosyalistin ilgisini çekememiştir. Türkiye düşünsel dünyası Yusuf Küpeli'yi bu kitapla tekrar kazanırken, kitabın da yeni çalışmaların ortaya çıkması için bir fitil ateşleyebileceği umudunu taşıyorum.


Barbaros Ulutaş


SeNi SeViYoRuM..Bi'TaNeM..!!


   GS FanClup    



24-01-2007 14:59:02 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
sevgi_yokmus
Bir_Kayboluş_Öyküsü
* Üye

Üye No: 9414
Katılım: Dec 2006
Yer: AnTaLyA
Mesajlar: 5,762
Grup: Üye
Durum Çevrimdışı

Rep Ver :
Rep Puanı : 42
Ruh Hali
kimsesiz

MSN araciligi ile mesaj yolla Yahoo araciligi ile mesaj yolla ICQ araciligi ile mesaj yolla AIM araciligi ile mesaj yolla




Mesaj: #2
CVP: Hedefteki Müslüman Halklar ve İslam- Barbaros Ulutaş

paylasım için tesekkurler



GİTTİN YAAA BİRİCİGİM  ŞİMDİ KARANLIKLARDAYIM SANA AĞLIYORUM

Ya durgun olmalı deniz ; ya durmalı ya da kudurmalı, Sonuna kadar saplanamayacaksa hançer kınıda durmalı , Seven ölene dek sevilmeyecekse baştan unutulmalı.



Aşk ızdıraptır.....Aşk günahtır.....Aşk bencilliktir......Aşk umuttur.....Aşk acıdır......Aşk ölümdür.........Aşk nedir????................Paramparça Aşklar ve Köpekler
24-01-2007 16:13:54 PM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git: