BABA Son günlerde uyuyamıyordu. Bir anlığına gözlerini kapatsa bile korkuyla uyanıyordu. Biliyordu bu kâbusların sonu hayır değil. Komutanının huzuruna çıktı. “Komutanım çok kötüyüm bana birkaç günlük izin” dedi. Komutan gözlerinin içine baktı. Evet, bu gözler yalan söylemiyordu, gerçekten kötüydü. Üç günlük izni alıp Komutanının huzurundan çıktığında dünyalar onun olmuştu. Doğruca garaja gitti. İlk otobüsle yallah memlekete . . . Memlekete vardığında hava iyice kararmıştı. Koşar adım eve yürüdü. Çalınan zille açılan kapı . . . sevinç, neşe . . . Babası yatağında uzanıyordu. Kırışmış bembeyaz eli öpüp, alnına koydu. Diz çöktü babasının önünde . . . İkisinin de gözleri nemliydi. Daha öncede babası rahatsızlanmıştı ya, bu sefer başkaydı. Sanki ötelere göç vardı. Babası:”Sen gelmeseydin ben gelecektim.” Dedi Ve düğümlendi tüm boğazlar Herkes kendisini saklamaya çalışıyordu. Çay içecekleri vakit birbirlerine bakmaktan korktular . . . Bir hüzün vardı ki amanın! Biri göz vanalarını açarsa herkes ağlayacaktı . . . En iyisi yatmaktı, yatıverdiler erkenden Sabahın seherinde annelerinin hıçkırıklarıyla uyandılar Korktukları başlarına gelmişti Evin reisi artık yoktu, göçmüştü ötelere... Anne gözyaşları arasında eşine karşı son görevlerini yapıyordu. Önce sağ yanı üzerine kıbleye doğru çevirdi kocasını, Başını biraz kaldırdı, Gözlerini kapattı, Çenesini bağladı... Duâlar etti gözyaşları içinde, Elbiselerini çıkarıp üzerine örtü örttü... Asker yavrusundan bıçak istedi. O gözyaşları içinde annesine bıçağı getirdi Bıçağı eşinin karnının üstüne koydu Ellerini yana uzattı Eksik birşeyler vardı Komidinin çekmecesini çekti İğde kokulu esansı alıp kapağını açtı... Kocasının etrafına hızlıca sürmeye başladıkokuyu... Yıkama, kefenleme ve defin... Artık kabuslar uğramıyordu... Bir dargın bir barışık olduğu babasını dünya gözüyle bir daha göremeyecekti. Yüreğinde bir boşluk oluştu Bu kadar zor muydu ? Babasızlık böylesine can acıtırdı demek... Günlerce bir şey yiyemedi. Gözleri dalıp dalıp gidiyordu. Nihayet ilk Perşembe gelip çatmıştı. Akşama doğru mezarlığa gitti Mezarlıkta bir sürü insan Çoğunun elinde Mushaf’ lar, Yasin’ ler, İhlas’ lar... Kendinden utandı ! Fatiha’ yı bile ezbere bilemiyordu. Yan mezarda yaşlı bir adam seslice Yasin okuyup bitirdi. Duâlar etti gözyaşları içinde. Gözlerinden yaşlar akıyordu Yaşlı adama yalvarır bir sesle; “Amca babam içinde okur musun ?” diye sordu. Yaşlı adam “Okurum” deyip kapattığı Yasin’ i açtı. Yaşlı adam Yasin’ i okuduktan sonra ; “Evlat sen de öğrenip okusan ne iyi olur, Bir bilsen onların ne kadar ihtiyacı var. Ve bizim...” deyince Yüreği hercümerçlere teslim oldu. “Haklısın amca” dedi. Mezarlıktan çıkarken annesi ve kardeşleriyle karşılaştı. Komutandan aldığı ikinci izin de bitiyordu Yarın bölüğüne teslim olacaktı. Teslim olacaktı babasını elleriyle toprağa verdikten sonra... Selam ve Duâ ile... Lokman HAMİTOĞLU
Sensiz Can CekismeLerim Boqusuor Ruhsuz BedenimLe..! 1 lc lsyan MisaLi, Hükmedemior Beynim kaLbime.. Aqır qeLior PompaLadıqı Kan iLikLerime..! Hani ' Et Tırnaqtan AyrıLmas ' DerLer Yha.... " YaLan !! " TırnakLarıMı SöktüLer ! Bir Bir eTimdeN ßeniM.. 1 qün SaDece 1 qün VéRin Bana SonRa DöNeRim KaRaNLıqa