HeRSeYMeVCuT.CoM

Tam Versiyon: Osmanlının En zengin dönemi
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.

Yavuz Sultan Selim bir bayram günü bayram namazından sonra

saraydaki odasına gelir. Gayet güzel bir güne merhaba diyen dünyada

Yavuz odasında eşi ve oğlunu bulur.

Eşi oğluna (Süleyman) bir kaftan giydirmektedir.

Yavuz dayanamaz ve sorar :

Hatun ne yapıyorsun sen? Buncacık çocuğa giydirilecek şey mi bu?

Eşinden cevap gecikmez. Efendimiz, Süleyman ki tahtın varisidir. Bu

kafftanı giymek onun hakkıdır zira onun bunu giymesi Osmanlı'nın ne

kadar zengin ve güçlü olduğunun ispatı olacaktır.

Ancak yiğit Yavuz Sultan Selim bu cevabı duyunca iyice sinirlenir

ve "hatun ben bu çocuğa ülke hazinesini emanet edecegim ancak sen

ona ALTIN İŞLEMELİ kaftan giydirirsen bu çocuk bu ülkeyi ne hale

sokar?" der. ve o kaftanı çıkarttırır.

Yinelemek istediğim şey de şudur ki :

Osmanlı İmparatorluğunda olarak uygulanan bir gelenek vardır. Hangi

padişah o ana kadarki hazineyi en fazla doldurmuşsa o, Hazinenin

kapısına kendi mührünü vurdurtur. Gidip görenlerimiz bilecektir yada

merak edenler gidince görecektir ki Topkapı sarayının hazine kapısında

Yavuz Sultan Selimin mührü vardır.

Yavuz'un dogu seferleri sonucu getirdigi o büyük hazineyi uzun yıllar

Rodos'u, Kıbrısı kusatan Kanuni birde Viyana seferini o tarihe kadar

oluşturulan en büyük orduyla yapıp da başarısız olunca devlet hazinesi

tabir doğruysa boşalmıştır.
Referans URL