KULAK KISTLERI VE TUMORLERI Yağ (sebase) kistleri,deri bezlerinin ürettiği peynirsi bir maddeyle dolu keseciklerdir. En sık geliştiği yerlerden biri kulağın arkası ya da kafa derisidir. Yağ kistleri selimdir ve genellikle farkına varılmaz. Belirtiler -Kulak kanalında ya da kulağın önünde veya arkasında kitle. -Kulak kirinin birikmesi. -Kulakta rahatsızlık hissi. -İşitme kaybı. Kemiğin aşırı büyümesi de kulak kanalının selim tümörlerine(ekzositoz) neden olabilir. Bütün tümörler kulak kanalını tıkayacak kadar büyüyebilir ve böylece kulak salgısı birikerek işitmeyi etkileyebilir. Bununla birlikte egzositozlar çok yavaş büyür ve çoğu kez herhangi bir soruna neden olmazlar. Teşhis Sık olarak sizde kist olduğunun farkına varmazsınız. Kulağın arkasındaki kemik çıkıntısının üzerinde ya da kulağın önünde yumuşakça bir kitlenin varlığının farkına varabilirsiniz. Kulağın dışındaki bu tür kistler nadir olarak rahatsızlığa neden olsalar da bazen mikrop kapabilirler. Bu tür kistlerde ağrı olmaya başlarsa doktorunuza başvurun;muhtemelen bir antibiyotik yazacaktır. İnsanlar çoğu kez selim tümörlerin de farkına varmazlar ve kemiksi ya da siğilimsi büyüme genellikle herhangi bir soruna neden olmazlar. Bununla birlikte ara sıra bu tür bir büyüme kulak kanalını kısmen tıkayabilir. Eğer kulağınızda ağrı başlar ya da işitmenizde azalma olursa doktorunuza başvurun. Doktorunuz otoskopla kulak kanalınızı muayene edecektir. Tedavi Bir selim tümör dış kulak kanalını tıkayacak kadar büyürse,doktorunuz cerrahi yolla çıkarılmasını önerecektir. Girişim küçük bir ameliyattır ancak egzositozun üstünü örten derinin yerinde bırakılması gereklidir çünkü bu deri,enfeksiyona yerine gelişebilecek deriden daha dirençlidir. Selim tümörler ve kistler genel sağlık sorunlarına neden olmazlar.
[Tek Kral T-Mac] Hsm Kimdir? Tıkla Tıklayabilirsen
KULAK LABIRENT ILTIHABI Labirent iltihabı, iç kulağın dengeyi ve işitmeyi kontrol eden sıvı dolu bölümü olan labirentin iltihaplanmasıdır. Enfeksiyon bakteriden (akut kulak iltihabı veya cerahatlı menenjit in yayılması sonunda) veya virütik menenjit sonrası meydana gelebilir. Bakteriden kaynaklanan enfeksiyonun neden olduğu işitme kaybı giderilemez. Belirtiler - Aşırı baş dönmesi (denge kaybı olun yada siz veya oda dönüyor hissi gelin). - Bulantı, kusma - Gözlerin kontrol dışı hareketleri. Teşhis Eğer bulantı, baş dönmesi hissediyorsanız, gözleniniz bin yana kayıyor ve sonra yerine dönüyorsa ve bin kulağınızda tamamen işitme kaybı varsa, bu labirent iltihabı olabilir. Doktorunuz kulağınızı muayene edecek ve yakında orta kulak iltihabı geçirip geçinmediğiniz dahil olmak üzere, bazı sualler soracaktın. Labirent iltihabı belirtileri korkutucu olabilir, ancak doğru tedavi uygulandığında bu durum tehlikeli değildir. Tedavi Eğer bakteriden kaynaklanan labirent iltihabınız varsa, doktorunuz antibiyotik verecektir. Hem bakteriden hem virüsten oluşan labirent iltihabında bir bulantı kesici ilaç ve bin sinirleri yatıştırıcı ilaç verilebilir. Bu baş dönmesini olumlu etkiler. Üç beş gün yatak istirahati gerekir. Baş dönmesinin şiddeti üç beş günle bin hafta içinde geçer. Dengesizlik hissi üç beş hafta hatta aylarca sürebilin. Özellikle ani hareketler yaptığınızda bu his duyulun. Labirent iltihabı nadiren tekrarlar.
KULAK TUPLERI (COCUKLARDA) Kulak iltihabını cerrahi metotla tedavi etmenin bir yolu, kulak zarından ufak bir plastik tüp sokmaktır. Cerahat bu yoldan boşaltılır. Ancak bu metodu Kulak-Burun-Boğaz uzmanınızla görüşün. Bu uygulamayla ilgili olumlu ve olumsuz görüşler aşağıda verilmiştir. Olumlu (Destekleyen) 1. Bu uygulama kulak iltihabı rahatsızlığının sık tekrarlama olasılığını ve şiddeti- ni ekseriyetle azaltır. 2. işitme duyusu geri gelir. 3. Bu ameliyat orta kulakta ventilasyona (hava akımı, hareketi) neden olur, böylece hücre cidarlarında uzanan enfeksiyondan meydana gelebilecek kalıcı değişiklik riski azalır. Olumsuz (Karşı çıkan) 1. Hastanede kalmak gerekmese de bu uygulama genel anestezi gerektirir 2. Tüp yerleşmişken kulağı su kaçırmamak şarttır. 3. Nadiren kulak zarında şiddetli zedelenme veya kalıcı delik oluşur
KULAK ZARINDA YIRTILMA Kulağınıza hiçbir zaman hiçbir şey sokmamanız önerilir. Çünkü bu harekette kulak zarını parçalama riski vardır. Bazen kulak zarı, pamuk sarılmış ufak kulak temizleme saplarıyla veya küçük sivri şeylerle temizlenirken veya kaşınırken delinebilir. Diğer delinme sebepleri kulağa atılan bir tokat ve patlamalar olabilir. Her ikisi de kulaktaki hava basıncında ani olarak değişiklik yapar. Belirtiler - Kulak ağrısı - Kısmi işitme kaybı - Hafif kulak kanaması veya akıntısı. Orta kulaktaki bir enfeksiyon (bk. Kulak iltihabı) kulak zarında iltihap yapabilir, hatta zarı kısmen tahrip edebilir. Kulak zarı delinmesinin en sık görülen sebebi budur. Ufak delikler kapanabilir. Ancak büyükler kapanmaz ve mikroplu maddelerin orta kulağa girmesine neden olur. Teşhis Eğer kulağınızda bir gün içerisinde,giderek artan bir ağrı ve işitme kaybı olursa ve bu durumun ardından kulağınızda kanama ve kanama sonrasında ağrının hafiflediğini görürseniz,kulak zarınız orta kulak iltihabı sonucu yırtılmış olabilir. Hemen doktorunuza başvurun. Doktorunuz,kulak kanalının görülmesini sağlayan bir alet olan otoskopla kulağınızı muayene edecektir; kulak zarınız delinmişse, yırtık alanı ve orta kulaktaki kemikler (kulak zarının arkasında olan) görülecektir. Yırtılmış bir kulak zarı,özellikle başlangıçta,çok ağrılı olabilir. Bazen yırtıklar herhangi bir sorun yaratmadan kendiliğinden iyileşmektedir; bu durumda işitme kaybı olmamakta ya da çok az olmaktadır. Geniş yırtıklar tekrarlayan orta kulak iltihabına neden olabilirler. Tedavi Eğer kulak zarınızın yırtıldığından kuşkulanıyorsanız hemen doktorunuza başvurun, Başlangıçta aspirin veya diğer bir ağrı kesiciyle ağrınızı hafifletebilirsiniz. Kulağın üzerine konulacak ılık(sıcak değil) ve kuru bir bez de yardımcı olacaktır. Doktorunuz, orta kulakta enfeksiyon gelişmesini önlemek için bir antibiyotik verebilir. Bazen kulak zarı iyileşirken, deliği kapamak için bir parça plastik ya da kağıt ile yama yapılabilir. Ayrıca iyileşme sürecinde kulağınızı kuru tutmanız gerekir. Kulak zarınız genellikle iki ay içerisinde iyileşir. Bu süre içinde iyileşmezse, doktorunuz yırtığı onarmak için küçük bir ameliyat önerebilir.
KULAKTA KIRECLENME (OTOSKLEROZ) Otosklerozda (kireçlenmede) iç kulağın kemik duvarı bozulur ve iç kulak girişinde sünger gibi anormal kemik oluşur. Üzengi kemiği de iç kulağa ses dalgalarını geçirmek için titreşim yapan ufak kemikten etkilenmiş olabilir ve hareket edemez. Bu iletişime bağlı işitme kaybı birbirine bağlı kemikler yoluyla orta kulaktan titreşimleri ileri geçiren mekanizmanın çalışmamasıdır. İletişime bağlı işitme kaybı, düzelebilir. İç kulak sinirlerine bağlı işitme kaybı gibi değildir. 0 düzeltilemez. Belirtiler - Kulaklardan birinde veya her ikisinde ağır ilerleyen işitme kaybı - Kulak çınlaması. Genç yetişkinlerde otoskleroz (kireçlenme) en sık görülen orta kulak işitme kaybı nedenidir. Otoskleroz Amerikan nüfusunun yüzde onunu bir dereceye kadar etkiler. Otoskleroz aileden geçer ve erkeklerden daha çok kadınlar arasında yaygındır. Zencilerden, Amerikan yerlilerinden (Kızılderililerden) ve Asyalılardan (sarı derililerden) daha çok beyazlarda görülür. Belirtiler 15 ila 35 yaşları arasında ortaya çıkar. Bu durum yavaş ilerler ve tek kulağı veya her iki kulağı birden etkiler. İşitme kaybı hafif veya ağır olabilir. Kireçlenmesi olan kadınların işitme kaybı yüzdesi hamilelik sırasında artabilir. Eğer işitme duyunuz gitgide zayıflıyorsa, doktorunuzu görün. Teşhis Eğer işitme duyunuzun giderek azaldığını fark ederseniz, doktorunuza başvurun. Doktorunuz kulağınızı muayene edecek, işitme testleri yapacak ve herhangi bir akrabanızda erken işitme kaybı olup olmadığını soracaktır. Otoskleroz genel sağlığı etkilemez ve çoğu zaman iyileştirilebilir bir hastalıktır. Bununla birlikte, sağırlık duygusal olarak zorlayabilir ve çevreden uzaklaşmaya neden olabilir. Tedavi ve Cerrahi Tedavi Otoskleroz çoğu kez, stapedektomi denilen bir ameliyatla ki bu ameliyatta, kulak kanalının derisi kesilir ve kulak zarı kaldırılır; böylece üzengi kemiği çıkarılır ve yerine ince bir tel ya da paslanmaz çelikten bir protez takılır. Daha sonra kulak zarı eski haline getirilir ve 1-2 hafta içerisinde iyileşme olur. Bazen üzengi kemiğinin tabanında küçük bir delik açmak ve protezi yerleştirmek için lazer kullanılabilir. Ameliyattan sonra birkaç saat baş dönmesi olabilir, ancak daha sonra geçer. İşitme yeteneğiniz hızla eski haline gelir ve birkaç hafta içinde normal etkinliklerinize dönebilirsiniz. Ara sıra orta kulakta bir kan pıhtısı oluşarak ses iletimini etkiler. Genellikle bu pıhtı birkaç haftada ortadan kalkar. Stapedektomi ameliyatı otosklerozlu hastaların çoğunda başarılı olur, ancak her 100 kişiden bir, ikisinde ameliyattan sonra tam bir işitme kaybı olabilir. Bu, ameliyattan önce düşünülmesi gereken bir durumdur. Eğer iki kulağınızda da otoskleroz varsa, önce bir kulağınızdan ameliyat olmanız, sonucu gördükten sonra ikincisini ameliyat ettirmeniz daha uygun olur. Eğer iç kulakta bir hasar varsa, stapedektomi ameliyatı sorunu çözmeyebilir. İlaç Tedavisi İlerleyen kemik bozulmalarını ve sünger benzeri kemiklerinn sertleşmesiyle oluşan işitme kaybını önlemek için sodyum fluorid, kalsiyum ve vitamin D tabletleriyle tedavi uygulanır. Ancak ne derece yararlı oldukları konusunda tartışmalar devam etmektedir. İşitme Aletleri Otoskleroza bağlı işitme kaybını düzeltmenin bir başka yolu da işitme aletleridir. Eğer bir veya her iki kulağınızda da kireçlenme (otoskleroz) varsa, doktorunuz sizi işitme aleti yerleştirmesi için bir odiolojiste gönderebilir.
LARENJIT (GIRTLAK ILTIHABI) Larenjit, larynx (ses telleri) in enfeksiyonu veya tahrişidir. Ses telleri şişer veya tahriş olursa sesler bozulur ve boğuk çıkar, bazen de anlaşılamayacak kadar hafiftir. Belirtiler - Kısık ses, - Boğazda gıdıklanma ve boğazda kuruluk, - Sürekli boğazı temizleme ihtiyacı. Akut ve kronik olmak üzere iki tip larenjit vardır. Belirtiler ve tedavi her ikisinde de aynıdır. Akut larenjite genelde virüsler sebep olur ama bakterilerin enfeksiyonuna da rastlanır. Virüs nedeniyle olanlar tedavisiz geçebilir. Başka bir hastalık sırasında, örneğin basit üşütme, bronşit, grip, veya zatürree geçirirken de larenjit olunabilir. Kimyasal maddelerin solunması da kısıklığı veya sesi kaybetmeye neden olabilir. Kronik larenjit fazla içki veya sigaradan. sürekli tahriş yüzünden de olabilir. Teşhis Larenjitin ilk belirtisi ses kısıklığıdır. Sesteki değişiklikler enfeksiyonun ya da tahrişin derecesine bağlıdır; hafif bir ses kısıklığından fısıltı halinde çıkan ses kaybına kadar değişebilir. Boğazda gıcıklanma olduğu için sık sık boğazınızı temizleme gereksinimi duyabilirsin iz. Basit larenjit genellikle birkaç günde geçer; 2-3 günde geçmez ya da başka şikayetler de eklenirse doktorunuza başvurun. Çoğu kişi için larenjit kendiliğinden geçen veya antibiyotik tedavisiyle düzelen bir rahatsızlıktır. Ses kısıklığı. kronik bronşit, işyerinin açık ve cereyanlı olması veya alkolizm yüzündense esas neden düzeltilmelidir. İlaçla Tedavi Larenjite bakterinin mi. virüsün mü sebep olduğunu anlamak için laboratuvar muayenesi gerekir. Bakteriden olduğu saptanırsa antibiyotik tedavisi uygulanır. İlk tabletlerden sonra belirtilerin hafiflemesi gerekir. Virüs veya yakıcı yabancı maddelerin solunmasından olan larenjitte sesinizi dinlendirmeniz, buhar solumanız önerilir. Ilık ve rahatlatıcı sulu maddeler için. Kronik larenjitte asıl neden ortaya çıkarılmalıdır. Sigara içiyorsanız derhal bırakın. Kronik bronşitten olmuşsa, antibiyotikle geçmesi gerekir. Alerjiden olmuşsa antihistaminik türü ilaçlar almalısınız. s
LENF VE LENF DAMARLARI(AKKAN VE AKKAN DAMARLARI) Lenf adı verilen sıvı, kılcal damarlarla hücreler arasında bağlantı kurar. Sürekli hareket halinde olan lenften hücreler gerekli maddeleri alırlar ve artık maddeleri lenfe bırakırlar. Sonra lenf, giderek birleşip kalınlaşan özel kanallarla (lenf kanalları) toplanır. Lenfi alan ince lenf damarları birleşerek göğüs ve karın boşluğunda yer alan göğüs lenf kanalını oluşturur. Göğüs lenf .kanalı, omurga boyunca gider ve içindeki lenfi sol köprücük kemiği altı toplar damarına döker. Baş ve boynun sağ tarafı ile sağ kol ve göğsün yukarı bölümlerinden lenfi toplayan ikinci bir kısa lenf damarı olan büyük lenf kanalı daha vardır. Bu damar da lenfi sağ köprücük altı toplardamarına döker. Lenf için ikinci bir kaynak da, bağırsaklarda sindirimden oluşan sıvıdır. Bağırsak tümürlerindeki lenf damarları sindirilmiş yağları alarak göğüs lenf kanalına verirler. Bu nedenden ötürü, özellikle fazla yağlı yemekler yenildiğinde, lenfte yağ damlacıkları çok olduğundan, göğüs kanalındaki lenf, süt gibi beyaz olur. Kasların çalışması, solunum hareketleri vb. lenf damarlarına değişik ölçülerde basınç yapar ve bu basınçlar aracılığıyla lenf damarları içindeki lenf ileri doğru süzülür. Lenf damarlarında bulunan kapakçıklar toplardamarlarda ol.. duğu gibi, lenfin geri akmasını engeller. Lenf damarları, yolları üzerinde bulunan lenf düğümlerine uğrarlar. Bu lenf düğümlerine, lenf bezleri adı da verilebilir. Lenfi getiren küçük birçok lenf damarı lenf düğümünün içine girdiği halde, lenf sıvısı ancak büyük tek bir damarla düğümden çıkar. Lenf düğümlerine gelen lenf, düğümdeki sayısız hücrelerin arasından geçerken içinde bulunan tüm zehirli maddeleri bu hücrelere bırakır. Zehirli maddeleri alan hücreler bunları zararsız bir hale sokar. Böylece lenf düğümleri vücudun filtreleri görevini yapar. Lenf düğümleri zehirli maddeler ve bakterilerin etkisiyle iltihaplanır ve şişer. Koltuk, altında, kasıkta ve boyundaki lenf düğümleri elle dokunulduğu zaman hissedilebilir. Lenf düğümlerinde bulunan lenf hücrelerini üretmek görevi dalağındır. Lenf hücreleri, akyuvarların özel bir şekli sayılabilir. Bazı durumlarda lenf düğümleri şişip patlayarak dışarıya iltihap akıtır. LENF BEZLERİ VE DAMARLARI İLTİHABI Lenfadenit, lenf bezlerinin iltihabıdır. Mikroplara karşı bir süzgeç görevi yaptığı için kendi bölgelerindeki iltihaplar sonucu şişerler ve iltihabın şiddetine uyarak patlayıp iltihap akıtabilirler. Lenfanjit, lenf damarlarının iltihabıdır. İltihaplanmış yaralardan ya da el ve ayak parmaklarındaki iltihap kaynaklarından başlayarak kol boyunca yukarı uzanan kırmızı çizgiler halinde belirlenirler. Tedavi: Etkenin belirlenerek ortadan kaldırılmasıdır
LICHEN PLANUS Lichen planus, nadir görülen, tekrarlayan kaşıntılı döküntüdür. Karakteristik özelliği ciltte parlak kırmızımsı mor lekeler ve ağızda gri-beyaz lekelerdir. En büyük çoğunlukla orta yaşta görülür. Ilk atak haftalarca veya aylarca sürebilir ve ondan sonraki nüksetmeleri yıllarca devam edebilir. Ağızda kuruluk, metalik bir tad veya yanmadan ibaret olan ağız şikayetleri ilk olarak çıkar ve hastalığın tek belirtileri olabilir. Bileklerde (kol) bacaklar, gövdede, genital organlarda ağızda ve dudaklarda kaşınan yerler bulunur. Leichen planusun nedeni bilinmiyor. Nöbetler stresle bağlantılı görülmektedir. Döküntü, tırnaklarda kabarıklar yapabilir ve ciltte koyu renk lekeler bırakabilir. Teşhis muayene veya biyopsiyle konur. Tedavi Kortikosteroid merhemler kaşıntıyı rahatlatabilir. Ağır vakalarda kortikosteroid tabletler verilir.